Ziya Gürel 1947 yılın  da Söke'de doğdu. 1970’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde lisansını tamamladı.

Ege’nin bereketli doğasının yansımaları, son yirmi  yıldır resminde gittikçe uzaklaşan bir imge olarak kaldı. Betimlemelerden arınan resmi, gerçeğin ötesinde düşsel arayışlara yöneldi. 

Betimlemeye saplanmadan, dışavurum söylemleri çağrıştırmadan; resmi de yazınsal anlatımı da, tüm yalınlığıyla kendi başına birer dil olarak kullanmak çabası, diye özetlenebilir Ziya Gürel'in çalışmaları.

Desen, kompozisyon ve renkler arasındaki çekişme; anlatımdaki kişilerin ve olguların yarattığı gerilim ya da uyum, her resmin, her metnin boyut kazanma serüveni içinde sınırları belirlenmemiş bir yoldur. İçerik genellikle insan figürünün, kitlesel bir durağanlıktan alınıp, vurgulanan saydam odakların içinden harekete geçirilmesidir . Bu geçirgen ve ışıklı katmanlar tüm abartılarına karşın, çoğu resimde izlenen konu çeşitliliğini, uzam duygusunu beraberinde getirir . 

Görsel düşünce ve plastik sanatlar konusundaki denemeleri, öyküleri, gezi notları Adam Sanat, Türkiye'de Sanat, Sanat Çevresi’nde yayımlanmış; Genç Sanat, Sky Life, Artist, Rh+Sanat, Sözcükler, Beşparmak, Afrodisyas dergilerinde; Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmaktadır . Resim dilinin yanında, sözcükleri kullanarak da biçimlendirme yoluna gidilmesi, Gürel'e göre; esip geçen düşünceye berraklık kazandıran, belirsizlikleri netleştiren bir aydınlanma yöntemidir.

Geçmişte de “Maskeler”,”Biçimlendirmenin sonsuzluğu” ,”İmgeyi Çoğaltmak” başlıklarıyla düşünce bütünlükleri sunan Gürel,  Art Shop’ Sanat Galerisinde düzenlediği yirmi  birinci  sergisinde de bir başlığa gerek duymasının  nedeni şöyle açıklamıştı :

“Her coğrafya köşesini tüm ayrıntılarıyla bilginin kayıtlarına alan gücün , küresel boyutta karşıtlıkları , çelişkileri kalın çizgilerle ortaya çıkarması , bireyde , bulunduğu konumu kavramak isteği uyandırıyor .  ‘Buradayım’ ya da ‘Oradaydım ‘ , diyebilmenin vereceği güveni özler olduk . Sanki algılananla , imgeye dönüşen arasında tutsak alınıp , bir salaş sinemada gözümüzün önünden durmaksızın geçen görüntüleri izlemek zorunda bırakılmışız .

“Konumun irdelenmesi “ , bakış açımızın da ; tasarım yeteneğimizin de kısıtlı halden kurtarılması için ;  varolma düşüncesinin sürdürülmesi adına denenmeli ..” 

Gürel’in yapıtları , Ülkemizde , İsviçre , İngiltere, Almanya , Belçika, ABD ve Meksika'da özel koleksiyonlarda ; İzmir Resim Heykel Müzesi'nin , İlisulu Plastik Sanatlar Bilgi Bankası'nın koleksiyonlarında  yer almaktadır . 

Ziya Gürel, Kuşadası’ndaki işliğinde çalışmalarını sürdürmektedir. 2002-2010 yılları arasında seramik idolleriyle üçüncü boyuta taşıdığı figür yaklaşımını, resimleriyle birlikte sergilemeye hazırlanmaktadır.

Ziya Gürel was born in 1947 in Söke; which is an Aegean region town of Anatolia. He completed his education in 1970 graduating from the Law Faculty of İstanbul University. At the meantime he continued to express his ideas and his fictions in the form of essays and paintings.

Gürel, has arranged 24 individual exhibitions and has attended a lot of combined exhibitions. His essays regard plastical arts review and ideational themes about literature and politics.. He wrıtes for the ‘Cumhuriyet’ newspaper and in 6 different art magazines regularly.

Ziya Gürel, still continues to his works in his atelier in Kuşadası. Some of his paintings are exhibitedin the “State Museum of Paintings and Sculpture” in İzmir, as well as in many other works of art in the Turkish and foreign collections. Ziya Gürel’s work may be summarized as endeavour to use the painting as a simple and self-sufficient language that requires neither fictional support nor expressionist symbols .

Each painting is the outcome of an adventure where the drawing, value and composition do not follow a predefined route. The subject is generally a human figure moving from it’s original massive immobility to several transparent focuses.  These permeable and luminous layers, although overemphasized, allow for multiplicity of subjects in most paintings; in his ceramic idols and create a living atmosphere.

The style altogether adopted in Gürel’s exhibited works is a good illustration of his 37 -years old belief that, “The object is not capable of self-expression, it needs subconscience and phantasms.

Ziya Gürel est né  en 1947 a Söke.  Il a fait ses études a la Faculté de Droit de l’Universite d’Istanbul. Deja il  exprimait ses idees sous forme de peintures et sculptures. Il a realisé 24 expositions individuelles et plusieurs autres collectives. Certaines de ses oeuvres sont exposées dans “le Musee de la Peinture et de la Sculpture a” a Izmir et plusieurs font parties de collections Turques et etrangeres.   Actuellement il poursuit ses activites artistiques dans son atelier a Kusadası.

Les reflexions  de la nature fertile de la region egeenne ont disparus petit a petit de ses tableaux durant les vingt dernieres annees. Ses dessins descriptifs s’orientent vers des images bien au dela du reel plutot fantastiques. Ses oeuvres peuvent se resumer a l’effort d’utiliser la peinture comme un language particulier dans sa propre simplicite sans speculation d’expression ni association aux descriptions expressionistes.

Le fait d’avoir l’harmonie ou le contraste entre le dessin, la composition et les couleurs est une voie sans limite dans l’aventure du sens d’une peinture. Le contenu se pose en general avec la figure de l’Homme dans son immobilité massive mele aux foyers transparents accentues. Ces couches rayonnantes et perméables malgre toutes leurs exagerations apportent une impression d’espace et une diversité des motifs aux peintures.     

Ziya Gürel écrit également des articles sur les reflexions visuelles et sur les arts plastiques qui ont déja été  publié dans divers revues artistiques comme Adam Sanat, Türkiye’de Sanat, Genç Sanat, Sky Life, Artist, Rh+Sanat, Sözcükler, Beşparmak, Afrodisyas ainsi que dans le journal Cumhuriyet. D’apres lui, s’orienter a unir les mots a la peinture permet de creer une lumiere rendant les idees volages plus diaphanes et d'ecarter les ambiguités.